Selvi’nin Erdoğan yorumu alay konusu oldu: “'Gözünün yağını yiyeyim' seviyesinde gazetecilik"

Hürriyet gazetesi yazarı Abdülkadir Selvi’nin Tayyip Erdoğan’ın basketbol oynadığı görüntüleri bugünkü köşe yazasında yorumlayış biçimi sosyal medyada alay konusu oldu. Sosyal medya kullanıcılarının çok büyük bir çoğunluğu Selvi’nin yorumlayış biçimini eleştirdiler.

4 Ekim 2021 13:45
SiyasiHaber
Manşet Resimleri

Selvi’nin yorumuna ilişkin sosyal medyadan yapılan yorumların bazıları şöyle: 

 

“Sanırım Abdülkadir'i henüz keşfedememişler... Yalamaktan adamın dili boyunun 5 katına çıktı..”

 

“Insanin bu köşe yazısını okuyunca ilk aklına gelen şey nedense dil oluyor değil mi? Bende de öyle oldu... Diline kuvvet selvi”

Ulan Abdulladir sesli güldürdün beni...

“Gözünün yağını yiyeyim” seviyesinde gazetecilik.”

“Bence de "Gö..ünün yağının yiyeyim" seviyesinde”

“Şu tip gaztecilerin olduğu bir ülkede ben kime küseyim ? Yazıya bak ...”

“Nasıl yalayacağını Şaşırdı. Zor iş valla”

Hürriyet yazarı Abdülkadir Selvi’nin sosyal medyada alay konusu olan köşe yazısının ilgili bölümleri şöyle:

 

“Basketler Reis’ten

İNSANİ yönü en güçlü lider olmasına rağmen Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın bu yüzünün çok ön plana çıktığını düşünmediğim için basketbol maçıyla ilgili paylaşımı ilgimi çekti.

 

Daha önce de fizyoterapisti Ahmet Çotuk, sabah sporu sonrası Cumhurbaşkanı’nın eşofmanlı fotoğrafını paylaşmıştı.

 

Ha keza Cumhurbaşkanı’nın torunu Aybike’nin kedisi ‘Pıt pıt Şeker’in gazete okurken kucağına kıvrılıp yatmasıyla ilgili fotoğraflarda da insani bir sıcaklık vardı. Cumhurbaşkanı’nın oynadığı basket maçından bölümlerin yer aldığı videonun insani tarafı beni çok ilgilendirdi.

 

Maç sırasında kaptan

Topu alamadığı zaman, “Pas verin bakalım” diye çıkışıyor. ”Alpay bana faul yaptı” diyecek kadar da sahici. Hamza Yerlikaya’yı, “Haydi Hamza, haydi Hamza” diye teşvik ediyor, basket topunu alınca bencil davranmayıp pas dağıtımı yapıyor. Attığı pası basket yapana, “Hele şükür” derken, attığı top potaya girmeyen Gençlik ve Spor Bakanı Mehmet Kasapoğlu’na, “Ne yapıyorsun Mehmet ya?” diye çıkışırken tam bir kaptan refleksi gösteriyor. Maç sırasında, “Ver Serkan’a, ver Serkan’a” diye taktik veren, top rakip oyuncunun yüzüne çarpınca “Var mı bir şeyin?“ diye soracak kadar centilmen olan, potanın altına giren takım arkadaşına, “Yap sayını, yap sayını” diye seslenen tam bir basket oyuncusu vardı karşımızda. Maç bitince de “Mehmet ben kaç yaptım?” diye sormayı ihmal etmiyor, yani maç sırasında bir Cumhurbaşkanı değil, takım kaptanı havasında.

 

Erdoğan’ın İETT’de oynadığı dönemlerde Fenerbahçe’ye transferi gündeme gelen iyi bir futbolcu olduğunu biliyorduk. Ama basket oynadığını ben de son paylaşımları üzerine öğrendim.

 

Erdoğan, kriz anlarında dahi milli maçları kaçırmayacak kadar, Tokyo Olimpiyatları sırasında sporcularımızın şampiyonluk maçlarını izlemek için saati kuracak kadar sporla yakından ilgili. Aslında o sporla ilgisinden ziyade insani yönüyle ilgili bir durum.

 

 

İnsani sıcaklık

Son dönemlerde Erdoğan’ın sağlığı üzerinden bir algı operasyonu yapılmak isteniyor. Bu tür iddiaları çökertecek en büyük yanıt, basket sahasında koşan, attığı basket topu potaya giren Erdoğan görüntüsü. Ama bazen bir kare görüntü sayfalar dolusu anlatmak istediğin şeyi en güzel şekilde ifade ediyor. Bu da sanatın ve sporun gücünden kaynaklanıyor.

 

O nedenle, bu tür görüntüleri zaman zaman paylaşmakta yarar var. Ayrıca insani bir sıcaklık söz konusu.”