“İktidar ne vakit şiddeti artırıyorsa mülklerin izini sürün”

SEÇTİKLERİMİZ – Bahadır Özgür Gazete Duvar için yazdı: Bir Rum vatandaş için verilen gaiplik ilanından milyar dolarlık projelere, Beyoğlu Kültür Rotası’ndan devredilen taşınmazlara… Taksim'deki mülkiyet değişimi tahribatın canlı bir haritasını sunuyor.

30 Mart 2021 14:20
Manşet Resimleri

ABD’de 1929 buhranı sonrası yaygınlaşan bir deyim vardır: Sokakta kan akıyorsa, mülk toplayın! Türkiye için de farklı tarzda söylenebilir bu: İktidar ne vakit şiddeti artırıyorsa, mülklerin izini sürün. Osmanlı ve Türkiye tarihi, siyasal elitlerle mülkiyet değişimindeki uyum bakımından derya zaten. AKP sayesinde binbir türlü yolun kullanıldığına tanık oluyoruz şimdi de...

 

7 Mart günü Milliyet gazetesinde küçük bir ilan yayımlandı. İstanbul 24. Asliye Hukuk Mahkemesi’nde görülen davada, Rum vatandaş Viktor Dimitriyades hakkında bilgisi olanların 3 ay içinde başvurmaları isteniyordu. Bir “gaiplik” ilanı. Yani yaşayıp yaşamadığı tespit edilemediğinden, kişiliğine yargıç kararıyla son verilecek. İlanın esas konusu ise Dimitriyades’e ait Beyoğlu İlçesi’nin Ömer Avni Mahallesi’ndeki arsa.

 

Geçen hafta, Gezi Parkı’nın İBB’den alınıp Sultan Beyazıt Hanı Veli Hazretleri Vakfı’na devredilmesiyle, devam eden bir mülk aktarımını daha öğrenmiş olduk. Tartışmalar üzerine Vakıflar Genel Müdürlüğü 2008’de yürürlüğe giren 5737 Sayılı Vakıflar Kanunu’nun 30. Maddesi’ndeki, “Vakıf yoluyla meydana gelip, her ne suretle olursa olsun Hazine, belediye, özel idareler mülkiyetine geçmiş varlıklar mazbut vakfına devrolunur” düzenlemesini hatırlattı. Meğer aralarında Galata Kulesi, Pera Palas Otel, Şişli Etfal’in de bulunduğu 1014 taşınmaz, vakıflara tescil edilmiş.

 

AKP’nin kurduğu Ensar, Türgev, Tügva vb. vakıflara devredilen mülkler epeydir gündemdeydi. Bir de “mazbut” vakıflar çıktı. Mazbut vakıf; temeli Osmanlı ve Selçuklu’ya dayanan, günümüzde yöneticisi kalmayanlara deniliyor. Bunları Vakıflar Genel Müdürlüğü yönetiyor. İşin sırrı burada işte.

 

Yazının başındaki ilana dönelim tekrar…

 

Dimitriyades’e ait arsa iki önemli projenin ortasında yer alıyor. Bir yanında Doğuş Grubu’nun inşa ettiği meşhur Galataport, diğer ucunda kıyı boyunca 650 metre uzanan Kabataş projesi var. Nasıl bir yer olduğuna şu fotoğraf ve haritadan bakalım:

 

Arsa İBB tarafından yıllardır park olarak kullanılıyor. İlana göre, Mahmut Bedrettin Vakfı’ndan icareliymiş. Dava sonunda mülkiyet aynı vakfa geçecek büyük ihtimalle. Ortada yasadışı durum yok; biraz tarayınca son yıllarda benzer pek çok gaiplik davası ve mülhak vakıflar adına mülk tescilini içeren ilanlara rastlanıyor. Dikkat çeken şey, bu adı taşıyan yegâne vakfın Kayseri’de görünüyor olması. Kanuni Sultan Süleyman döneminde Kayseri’de uzun müddet kadılık yapmış Mahmut Bedreddin adına, kendisinin kütüphanesiyle ünlü olduğuna dair araştırmalar sonucunda, 2009’da Kadı Mahmut Vakfı Kütüphanesi kurulmuş.

 

Beşiktaş-Karaköy arasında uzanan Meclis-i Mebusan Caddesi’ndeki küçük ama değerli arsadan başlayıp haritayı daha da genişletelim...

 

…Bahadır ÖZGÜR'ün Gazete Duvar'daki yazısının tamamını okumak için TIKLAYIN